Yüzde dost, kalpte hain...


Ahmet Dulkadiroğlu

Ahmet Dulkadiroğlu

Okunma 07 Aralık 2016, 21:14

Yüzde dost, kalpte hain...

    Bazı olaylar,bazı duygular için öyle  uzun uzun konuşmak,yorumlar yapmak gerekmiyor.Sözün özü ve cevabı bir türkü sözünde veya bir özlü sözlerde   veriliyor.Bu sözün üstüne de söz söylenmiyor işte.Tıpkı ikiyüzlü insanlar ve devletler için, “Beyaz gül,kırmızı gül “ adlı Kerkük türküsündeki şu  mısralar ne  kadar uygun.” Yüzde dost kalpte hain / Ben böyle dostu neylim.”  Öyle değil midir gerçek dostlar antika gibidir,eskidikçe değeri artar.Ama sahte dostlar çay gibidir,bekledikçe demi bozar.Dost,dosdoğru olmalı ve dostun ayıbını yüzüne söylemelidir.Arkadan söyleyen ve kalpte hain dost değil,düşmandır.” Düşmanların en büyüğü ,düşmanlığını gizleyendir.”Sinsiliktir.Dost görünümündeki sinsilerden sakınılmalıdır.

    Gerçek dostlar sıkıntılı anlarında  birbirlerinin yardımına koşar.Derler ya ,” Dost, dostun eğerlenmiş atıdır.”Dostun attığı taş baş yarmaz.Acı sözleri bizi incitmez,çünkü yaptığı özeleştiridir.

Gerçek dost nasıl olmalıdır :
Susmasını bilir,konuşması lüzumsuz değildir.Affedicidir.Boş şeylerle uğraşmaz.Hiç kimseyi ne yüzüne karşı,ne de arkasından kınar ve ayıplar.Doğrudur,vakar , sukunet  ve tevazu sahibidir.O dünyada garip bir kimse,yahut bir garip yolcudur.Yunustur.

    Dost,gönül dostudur.Menfaatçi değildir.Boş insan,içi dolu hayaller kuramayacağından dost ta olamaz.Gerçek dostlar yıldızlara benzerler,karanlık doğunca ilk onlar gözükürler.Mevlana, “ İyi dostu olanın aynaya ihtiyacı yoktur.” Der. Can Yücel’in dostu şiircedir. “ Öyle”  şiirinde  belirttiği gibi,” En ufak dalgada ,arkasını dönmeyecek kadar olgun/ Arkamı döndüğümde / Sırtımdan vurmayacak kadar güvenilir.”

    Gerçek dost,insanın kendisinden ayırt edilemeyendir.Pir Sultan Abdal,padişah fermanıyla idama götürülürken,herkes taş atarken dostu Al Baba’nın gül atması üzerine, “ Şu ellerin taşı bana hiç değmez/ İlle dostun gülü yaralar beni.” Sernenişte bulunmuştur.” Mevlana da, “ İki şey insanı yıkar : Dosttan gelen ihanet,düşmandan gelen merhamet.” Der.Bir dost bulup irfanında beslenmeyi” kimler istemez ki.

    Dostane ilişkiler küsünce,darılınca ifşa edilirse münafıklık tebellür eder. Çiçero, “ Dostluk,toprak bir maşraba gibidir,basit bir sebeple birdenbire kırılır ve bir daha kullanılmaz.” Der. Montaigne, “ Dostluğun kolları birbiirimizi dünyanın bir ucundan bir ucuna kucaklayabilecek kadar uzunluktadır.” Ama yalnız kendi nefsini düşünerek dost arayan,dost değil hizmetçi arıyor demektir.

    Dostsuz kalan insanın durumu,sol elden mahrum kalan sağ elin durumu gibidir.Gerçek ve sadık dost,vücut organlarına eştir.Ama  gerçek dost, Aşık Veysel’in deyimiyle “ Benim sadık yarim kara topraktır.” Çünkü , “ karnını kazma ile bel yarsak da,bizi yine gülünen karşılayandır.” Hergün üstünü çiğnesek de hem yüzde,hem de kalpte dosttur o. Ne diyelim,Allah  gerçek dostların eksikliğini vermesin.

 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.