Zeytin yurdumuzu terk ettik de...


Ahmet Dulkadiroğlu

Ahmet Dulkadiroğlu

Okunma 12 Temmuz 2016, 06:37

Zeytin yurdumuzu terk ettik de...


Girit adasından bahsediyorum.Günümüzde Yunanistan’ın en büyük,Akdeniz’in beşinci büyük adasıdır.(Kıbrıs’tan sonra ikinci ) Dünyaca tanınmış bir turizm merkezidir.Nüfusu 700 binin üstündedir.Kişi başına zeytinyağı tüketimi 25 litredir.
Türkiye,zeytin üretiminde Yunanistan’dan sonra dünyada dördüncü olmasına rağmen ,üreticiler arasında en az zeytinyağı tüketen ülkedir.(Kişi başına yıllık 2 litre)
Girit, tahmini 35 milyon zeytin ağacıyla Yunanistan zeytin tüketiminin yüzde 60’ını karşılıyor.Zeytinyağı tüketiminde dünya birincisi. Türkiye’de 170 milyon olduğu tahmin edilen zeytin ağacının yüzde yirmisi bu adada bulunmakta.
Osmanlı’nın son fethettiği yer Girit.İlk ayak bastığı yer Gonya.Osmanlı’nın Girit savaşı tam 25 yıl sürmüş.Anlatıldığına göre, “ Hanya’yı da Gonya’yı da görmek “ deyimi Venediklerle Osmanlılar arasında sürüp giden zorlu savaşı anlatmak için söylenmiş.
Hanya kuşatması 1644’de başlayıp,1669 ‘da Osmanlı’nın zaferiyle sonuçlanmış,Mehmetçikler yıllarca evlerine dönememişler.Çeyrek asır uğruna canlar verdiğimiz,kanlar döktüğümüz Venediklerden aldığımız Girit’i, 18.04.1897 tarihinde Yunanistan, sudan bahanelerle Osmanlı’ya savaş açtı ve perişan oldu.Yenildi.
Türk ordusu Atina’ya girecekken Rusya’nın ve İngiltere’nin baskısı ile Sultan II.Abdülhamit,orduyu durdurdu.Savaş sonrası yapılan görüşmelerde Osmanlı,Girit’teki nüfuzunu kaybetti ve 1898’de Girit’ten çekildi.Adada ilk önce otonom ilan edildi ve 1910 ‘da Girit Meclisi,Yunanistan’la birleşme kararı aldı.Öyle ki Girit,-altın tepsi içinde – savaşta yenilen Yunanistan’a sunuldu.(Günümüzde mali olarak batık Yunan’a tüm Avrupa’nın yardım etmesinin demek ki bir mazisi varmış ! )
Girit’in fethi üzerinden 347 yıl geçti ama,tapu senedimiz beldeler Hanya da, Gonya da (Konya değil,Kandiye) hafızalarımıza yerleşen o zor deyim unutulmadı yaşıyor.Kanla sahip olduğumuz,Venediklerin yurdu neden Yunan’a verildi anlamış değiliz.Devir döner, ilahi adalet tecelli eder de Sezar’ın hakkı Sezar’a verilir mi ,Girit bizim olur mu bilinmez.
Türkiye ile Yunanistan arasında 1923 yılında yapılan mübadele anlaşmasıyla Müslüman Türkler doğdukları toprakları-zeytin diyarını- terk etmek zorunda kaldılar. Buna karşılık Türkiye’de yaşayan ve Yunanca bilmeyen Rumlar da bilmedikleri Girit’e yerleştiler.İnsanlar köklerinden söküldüler.Bizlere de kadim yurdumuzun fethediliş mücadelesini anlatan “ Hanya ile Gonya’yı görmek” deyimiyle maziyi hatırlamak kaldı.Girit gitti,adı kaldı yadigâr.
Ancak hafızalarımızdan silinmeyecek Selanik ve Girit türküleri de kültürümüzün ebediyyen yaşayacağını göstermektedir.Tıpkı savaşarak kaybettiğimiz Cezayir gibi.Cezayir Türküsünün yürek burkan bir bölümünde , “ Cezayir’i bir ikindi bastılar / Camilere çifte çanlar astılar / Yiğitleri kurban diye kestiler.” Söylenirken ağlamayan göz,sızlamayan yürek yoktur.Denir ya efkâr basınca “ Çal bir Cezayir.”inin yurdunu terk ettik de..
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.