Zoruna mı gitti Ekicioğlu!


Alparslan Demirbaş

Alparslan Demirbaş

Okunma 04 Temmuz 2014, 12:08

Zoruna mı gitti Ekicioğlu!

TSO Başkanı Selahattin Ekicioğlu, Kırşehir haber24 Genel Yayın Yönetmeni Alparslan Demirbaş’ın kendisi ile ilgili yaptığı haberlere yönelik basın açıklaması yaptı ve iftiraları ardarda dizdi.

Ben şimdi Sn. Ekicioğlu’na bir basın açıklaması yapayım da özeye özeye bi okusun ve aynı cesareti bu yazdıklarıma ve soracaklarıma cevap vererek göstersin inşallah…

Sn. Ekicioğlu,

Ben, hiçbir zaman ne size ne de sizden öncekilerin ayağına gidip ben sizin danışmanlığınızı yapayım demedim…  Buna Genel Sekreteriniz Murat Yıldırım ve bilcümle Yönetimin şahittir…

Siz de şahitsiniz... Öyle bir yazı yazmışsınız ki kendiniz bile inanmayıp, vicdanınızla baş başa kalmışsınızdır…
Ben, sizinle değil sizden önce dönemin TSO Başkanı Sn. Mehmet Çopuroğlu’nun ve yönetiminin isteği üzerine tamamen hatır gönül ilişkileri çerçevesinde aylık 200 TL’ye ( Ben bu paraya kalemimi bile oynatmam. Ama Mehmet Başkan’ı kıramadım ) basın bültenlerini hazırlamak için anlaştım. Bu anlaşma teklifi odadan geldi yani.. Ben kimsenin yanına gidip de SİZİN DANIŞMANLIĞINIZI YAPAYIM demedim… Değil 200 liraya istemezsem aylık 20.000 liraya DANIŞMANLIK yapmam… Ancak, böyle bir talep hizmet için benden ricacı olunduğu için TSO’ya destek verdim.. Bunun adı DANIŞMANLIK değil... Bültenlerin yazımı ve haberlere dönüştürülmesi ile ilgiliydi. Ki siz, bir gazeteye zaten 1000 liraya yakın abonelik ücreti ödüyorsunuz. Dolayısıyla sizin DANIŞMANLIK anlayışınızla bizim gönüllülük esasına dayalı destek verme girişimimiz farklı şeyler…

Sn. Ekicioğlu,


Bu bilgiler ışığında Sn. Mehmet Çopuroğlu ve TSO’nun bültenlerini hazırladım. Daha sonra Sn. Çopuroğlu görevi size devredince aynı teklif sizden geldi ve sizden gelen teklifi de Sevgili Zafer Çam, Hakan Kaya ve Müfit Göçen’i karamadığım için kabul ettim. Ki ben bu paraya bu işleri yapmayacağımı ve daha sonra bunun farklı sölemlerle yüzüme vurulabileceğini söyledim. Hatta bu işi dahi yapmak istemedim. Ben size ücretsiz bu hizmeti veririm. Para önemli değil dedim. Ama, o dönem sizin de yakın arkadaşınız ve yönetiminizde yer alan Zafer Çam, Müfit Göçen ve Hakan Kaya tarafından benim bu söylemlerine tepki gösterilerek, “ Bize destek vereceksin. Başka laf söz duymak istemiyoruz “ dendi. Ben de bunun üzerine sizin de içinde olduğunuz TSO yönetimine bu hizmeti verdim.

Aldığım 200 liranın da sonuna kadar hakkını verdim. 3 yıl da TSO yönetimi ve çalışmalarıyla ilgili 400’e yakın haber ve bülten hazırlayıp yerel ve ulusal gazetelere servis ettim.

‘ SİZDEN DANIŞMANLIK ADI ALTINDA PARA İSTEYEN, ŞANTAJ YAPAN NAMERTTİR, ŞEREFSİZDİR, ALÇAKTIR. SÖYLEDİKLERİNİZİ ISPATLAYAMAZSANIZ SİZ DE NAMERTSİNİZ ‘


Siz göreve geldiğinizde ne size ne yönetiminize ne de sizin bir yakınınıza gidip bana para verin, fatura keseyim dediysem benden şerefsizi alçağı yoktur. Eğer istemişsem ve de bunu ispatlamazsanız aynı sıfatlar sizin içinde geçerlidir. Aksine, TSO’da görevli Atilla Bey’in ‘ Alpaslan Bey, gazete abonelikleri ile ilgili sizinle görüşecekler ‘ dediğinde dahi ben ‘ BEN SİZİN ABONELİĞİNİZİ İSTEMİYORUM. ÇÜNKÜ, ABONELİK ADI ALTINDA ELEŞTİRİ HAKKIMI ELİMDEN ALACAK BİR YÖNETİM ANLAYIŞI HAKİM VE BEN BU OYUNA GELMEM ‘ dedim… Ve ne abonelik istedim ne de teklifte bulundum… Şahit Atilla Bey’i ta kendisidir… Yalan söyleyen şerefsizdir… Doğruyu söylemeyen alçaktır…

Siz kimsiniz de size para için gelip, danışmanlık isteyeceğim… Sizinle DANIŞMANLIK yapmam, yapamam zaten… Çünkü, vizyon çatışması yaşarız… Siz yine etrafınızdakilerle devam edin, mutlu olun... Benim böyle bir talebim yok… Zaten hiç olmadı…

‘ BEN SİZE İKİ KATINI VEREYİM. SİZ BANA DANIŞMANLIK YAPIN ‘

Sn. Ekicioğlu,

Kestiğim faturalara gelince; bak ben sizin yayınladığınız bülteni olduğu gibi yayınlıyorum. Korkmuyorum, çekinmiyorum.. Çünkü utanacak, sıkılacak bir iş yapmadım… Hatırla gönülle bir hizmet verdim ve bunun karşılığını bu paralar olarak görmedim… Bu paralar senin gözünde büyükse bak ben sana bu paraların 2 katını vereyim, etrafındakilerle birlikte gel, sen bana DANIŞMANLIK yap… Hepinize aylık 400 lira veririm. Faturanızı getirin öderim… Ama tek isteğim sadece paranızı alın, Kortulular kahvesinde sabaha kadar okeye dönün, çay için… Beni yönlendirmeye kalkmayın…

‘ SİZDEN REKLAM İSTEYİP VERMEDİĞİNİZ İÇİN YAZI YAZAN ŞEREFSİZDİR. BUNLARI İSPATLAMAZSANIZ SİZDE… ‘

Hazırladığınız ve büyük bir heyecanla yayınlayıp odanın kesesinden alınan kontörlerle operatörlere gönderdiğiniz basın bülteninde ‘ Son günlerde Odamız ve şahsım adına yerel bir haber sitesinde asılsız, mesnetsiz ve yalan haberler yayınlanmaktadır ‘ demişsiniz ya…

Sn. Ekicioğlu,

Ben 15 yıllık gazetecilik hayatımda yalan yazmadım… İftira atmadım… Sadece eleştirdim… Ve eleştirilerimde kantarın topuzu kaçmış olabilir… Kaçarsa kaçsın… Çok takılmadım ve yazacağım alenen yazdım…

Sizinle ilgili yazdıklarımın sonuna kadar arkasındayım… Hiç kimse bana reklam verdi diye beni satın almadı. Hele ki siz beni asla reklam ücretleriyle satın alamazsınız…

Sizden reklam istedim ve siz reklam vermediniz diye sizi eleştiriyorsam benden ŞEREFSİZİ yok… Ama eğer siz bunu her şeyden önce vicdanınızda ispatlayamazsanız kendinizi nereye koyacağınızı düşünün…

‘ BELGELERİ GETİRİN, YAYINLAYACAĞIM ‘

Sn. Ekicioğlu,

Açıklamasında, ‘ Biz bu yerel haber sitesine cevabımızı kendilerinin yaptığı gibi yalan dolanla değil, belgeleri ile vereceğiz, delillerle kanıtlayacağız ‘ demiş… Getirmezseniz namertsiniz… Ben de yayınlamazsam namerdim…

Getirin belgeleri…

Müfit Göçen döneminde odaya kestiğiniz faturaları getirin… Binanın tadilatı için yaptığınız harcamaların faturalarını getirin... BÜRO-TIME firmasının kestiği faturaları getirin… Ekicioğlu’nun inşaatlarında çalışan taşeronların kestiği faturaları getirin… Neden Selahattin Ekicioğlu’nun bu binanın tadilatlarını ve bakımlarını ihalesiz, kimseye duyurmadan, ihaleye açmadan yaptığını açıklayın!

Ben yazdığım “Kendine dokununca nasıl konuşuyorsun!” manşetimin arkasındayım…

‘ Yalan’ yazıyor diyorsun ama yalan yazmadığımı ve çocuklarınla ilgili detayları kendin paylaşıyorsun… Ben sizin kızınızın Üniversiteye girdiğini ve bu nedenle Üniversiteyle ilgili sorularımı cevaplayamadığınızı yazdım… YALAN yazmadım… Siz de doğruluyorsunuz… Bir başka evladınızın okuduğu okul mevzu bahis olunca nasıl bu ilin Milli Eğitim Müdürü’ne ve siyasilere hakaret ettiğinizi yazdım… Onu da kendi açıklamanızda doğruladınız…

YALAN yazmam… YALAN yazdığımı söylerken bile kendinizin beni doğruladığınızın farkında bile değilsiniz…

‘ ÜNİVERSİTE İLE RANT PEŞİNDE OLDUĞUMU İSPATLAMAZSAN NAMERTSİN SELAHATTİN EKİCİOĞLU ‘

Sn. Ekicioğlu,

Ahi Evran Üniversitesi ve Rektörü ile ilgili sorularıma cevap vermek yerine, asıl iftiraları ve yalanları siz söylüyorsun… Ben, sizin yapmanız gerekeni yaptım ve kendi çıkarmarıl için değil şehrin çıkarları için Rektör’ün Genel Sekreteri’nin yanına gidip, Üniversiteye gelen bütçeyi KIRŞEHİR esnafı için kullan dedim… Üniversiteye yaklaşık 80 trilyon lira ödenek geliyor. Bundan bilginiz var mı? Vartabiki… Çünkü ben bunları yazıyorum ve sizin gözünüze sokuyorum müdahale edin diye… Ama siz kendi ailenizinçıkarları öne geçince şehrin çıkarlarını geride bırakmayı biliyorsunuz…
Ben, bu şehrin esnafı için uyardım ve Üniversite’nin Genel Sekreteri Ercan Soydan, ‘ Kardeşim; Ahi esnafı para kazanacak diye biz kendimizi riske etmeyiz. Parayı TOKİ KULLANSIN. KİME NEYİ VERİYORSAN VERSİN ‘ dedi.. Ben de kendisine ‘ BURAYA MAAŞ ALMAYA MI GELDİNİZ ‘ deyip tavrımı koydum…

Bu tavrı sizin koymanız gerekiyordu ve bugün çikolatasını dahi Kayseri’den alan bir Üniversite yönetimi ile ilgili sorularımı cevaplayacağınıza, bana iftira atarak işin içinden sıyrılmaya ve sorulara cevap vermemeye çalışıyorsunuz… Siz bu şehrin TSO başkanısınız… Bilmiyorsanız hatırlatayım… Bu paranın Kırşehir’de ve Kırşehir esnafına yönelik harcanmasını söyleyecek adam sizsiniz… Ama ne gereği var değil mi? Siz işinizi görün, keyfinize bakın, şapkanızı takın ve gezin… Kırşehir esnafı ne olursa olsun…
Esnaf Odaları Birlik Başkanı açıklama yaptı ve dedi ki’ Rektör., kapımızın nerden açıldığını bilmez.. Öğrenci var deniliyor bize faydası yok’ dedi… Bunu ben demedim… Bu şehrin esnaf başkanı dedi… Duyarlı davrandı ve doğruyu söyledi… Sorularıma cevap verdi… Siz neden veremediniz… Neden veremediğinizi ben açıkladım ve siz öyle bir gaflete düştünüz ki hem benim iddialarımı doğrulayıp kızınızın Üniversite’de göreve başladığını açıkladınız hem de bana iftira atarak işin içinden sıyrılmaya çalıştınız…

ÜNİVERSİTEDE RANT PEŞİNE DÜŞTÜĞÜMÜ İSPATLAMAZSANIZ ALÇAKSINIZ


Sn. Ekicioğlu,


Üniversiteyle ilgili rant peşinde olduğumu açıklamışsınız… Bunu ispatlamazsınız namertsiniz… Benimle ilgili söylemlerinizi ispatlamazsanız namertsiniz…

Şahsi çıkarlarından dolayı Ahi Evran Üniversitesi ile ilgili açıklama yapamayan kişi sizsiniz… Siz yaptığınız açıklamada, ‘Çocuğumun üniversitede öğretim görevlisi olması ile ilgili de gereksiz sözler sarf eden şahsa cevabım odur ki;  Türkiye’nin 4 alanda (makine, mekatronik, elektrik-elektronik, bilgisayar) ilk kadın mühendisi olan çocuğumu Ahi Evran Üniversitesinde işe sokmadık. Bilakis, Yıldız Teknik Üniversitesinden şehrimiz üniversitesine böyle bir bilim adamı kazandırdığımız için gurur duyuyorum ‘ deyip benim yazdığımı doğruladınız.

‘ SİZ, TİCARET YAPTIĞINIZ İÇİN DEĞİL BU ŞEHRE HİZMET EDİN DİYE SEÇİLDİNİZ ‘

Sn. Ekicioğlu,

Üyeleriniz size oy verirken ‘ Bunlar iyi ticaret yapıyor ‘ diye oy vermedi. Bu şehre hizmet edin, doğruları aslan gibi korkmadan söyleyin diye verdi. 200 bin lira borç alıp daire alın diye oy vermedi. Bir şehrin Üniversitesinde gerek akademik personel alımı gerekse mal alımında Kırşehirlinin tercih edilmediğini ve buna tepki göstermeniz için oy verildi. Kendi üyelerinizin haklarını koruyun diye oy verildi.

Siz önce kendi sorumluluklarınızı yerine getirin ondan sonra Bakkallar Odası’nın hakkını savunun… Bakkallar Odası Başkanı ile ilgili yazdıklarımın arkasındayım. Kim olursa olsun görevini yapmayan, yapamayan bıraksın defolsun git makamından…

Bakkalı çok düşünüyordunuz kendi işyerlerinizi neden kentin merkezinde marketlere kiraya verdiniz… Sn. Ekicioğlu, komik oluyorsunuz… Ne dediğinizi bilmiyorsunuz… Ya da birileri bu yazıları hazırlayıp size imzalatıyor…

‘ BENİM KOLTUK SEVDAM YOK. YÜREĞE GELİNCE KIRŞEHİR BİLİYOR KİMİN YÜREKLİ OLDUĞUNU ‘

Sn. Ekicioğlu,

Öyle bir açıklama yapmışsınız ki sanki ben sizin ve de Bakkallar Odası’nın rakibiyim ya da adayım!

Korkmayın benim öyle bir düşüncem yok... Makam ve koltuk sevdam da yok… Koltuk sizin işiniz… Siz makamı seviyorsunuz, sağ kolunuz olan kişi de koltukçu… Alır verirsiniz ne güzel…

Sn. Ekicioğlu, açıklamasının devamında, “ Kırşehir Ticaret ve Sanayi Odası’nı dışarıdan yönetmeye çalışanlara bir tavsiyem var. Çok değil 2,5 yıl sonra bir seçim var. Bu haberi yapan arkadaşımızın da 3-4 tane firması var. Kendisine tavsiyem, gelsin sandığa; üyelerin %65’inin oyunu alan bizlere dersini versin. Bizler de kendisinin elini sıkalım, tebrik edelim. Ne Odamızı ne de şehrimizi rant peşinde koşanlara teslim etme gibi bir niyetimiz yok. “Gazeteciyim” diye gerek üyelerimizi gerek de resmi kurumları tehdit eden şahsın geçmişte neler yaptığı herkes tarafından çok iyi biliniyor. Takdir edersiniz ki; hesap görmenin yolu istifa çağrısı değildir. Reklam karşılığı oyunuzu pazarlayarak değil; demokrasinin mihenk taşı olan sandıkta hesaplaşmak umudu ile “ demiş…

Reklam karşılığı oyunu pazarlayan kim? Sizin de reklamlarınız vardı Kırşeir24 de… Hatta ‘ Alpaslancığım teşekkür ederim. Yaptığın PARK BAŞER reklamını taaaa İstanbul’dan görüp arıyorlar. Sağ olasın var olasın ‘ diyen siz değil miydiniz… Eğer ben reklam karşılığında size oy verseydim o zaman sizin dediğiniz gibi reklam karşılığı oyumu pazarlardım… Şükürler olsun ki öyle bir durum yaşanmadı… Ben ne birilerinden reklam aldım diye pazarlık yaptım ne de almıyorum diye pazarlık yapıyorum…

Hatta pazarlık yapsam sizinle yapardım… Sizinle dahi pazarlık yapmadım…

Ayrıca, kim nereye aday, kim değil… Ben anlamadım… Bunu neden söylediniz de bana ‘ SANDIKTA GÖRÜŞELİM ‘ diyorsunuz çözemedim! Ben seni makam sevdanla baş başa bırakıyorum… Senin olsun kardeşim… Hatta evine de götür orada da otur…

Demokrasiden dem vuruyorsun, ama seni eleştirince zıplıyorsun… Aynı demokrasinin içinde basının eleştiri hakkı yok mu? Doğruları yazınca ve kendisine dokununca o mihenk taşını anında başkasının kafasına çalıyorsun… Her 3-4 firması olan aday mı olmalı? Ya da böyle bir şart mı var? 3-4 firmam var diye ve oyum var diye 50 tane adamı aracı koyup, ‘ Selahattin Abine oy ver ‘ dedirten sen değil miydin? Ne oldu şimdi koltuğa oturunca işin bitti mi? İşinize gelmedi mi çık aday ol deyip güya karşınızdakini küçük görmeye çalışıyorsunuz… Hoş size de bu yakışırdı…
Ben, bu yazıları hazırlarken aslında çok da mutlu bahtiyar olmadım inan Sn. Ekicioğlu…

Çünkü, ben sizi eleştirirken sınırları aşmadım ve özellikle ticari meselelere girmedim… Sordum, sorguladım… Siz Aslanlar gibi cevap vereceğiniz yerde ‘ YALAN YAZIYORSUN’ deyip, aslında sizinle ilgili yalan yazmadığımı TSO’nun resmi sitesinden açıklayıp, ispatladınız… Ama, bunu yaparken bile bir acziyeti ortaya koyuyorsunuz…

‘ SİZİ TAKİP EDİYORUM. KURUMLARIN TAKİPÇİSİYİM ‘


Ama şunu söyleyeyim… Sizi takip ediyorum… ‘ Sağ kolu. O ne diyorsa onu yapıyor ‘ denilen şahsın ve sizin takipçinizim… Üniversite’ye, Belediye’ye, Özel İdare’ye ya da tüm kamu kurum ve kuruluşlara verdiğiniz ya da vereceğiniz mobilyaların nasıl ve kaç liraya verildiğini, hangi ihale usulüne göre verildiğini takip edeceğim… Bu milletin hakkını asıl siz değil ben takip edeceğim… Sorgulayacağım. İhaleleri, mal alımlarını, mobilya alımlarını ve kurumları takip edeceğim…

Korkmayın Sn. Ekicioğlu; benim koltuk ve makam düşkünlüğüm yok… Böyle bir idealim ve hedefim olsaydı inanın sizin makamınızdan daha iyi makamlarda olurdum şimdi. Rahat olun lütfen… Ben kendi işimi yapıyorum… Gazeteciliğimi yapıyor ve eleştirilerimi yapıyorum… Benim koltukla makamla işim olmaz…

Ama şu kesin! Siz o koltuğa yakışmadınız!

TSO BAŞKANI SELAHATTİN EKİCİOĞLU’NUN BASIN AÇIKLAMASI

Son günlerde Odamız ve şahsım adına yerel bir haber sitesinde asılsız, mesnetsiz ve yalan haberler yayınlanmaktadır.
Biz bu yerel haber sitesine cevabımızı kendilerinin yaptığı gibi yalan dolanla değil, belgeleri ile vereceğiz, delillerle kanıtlayacağız.
 
“Kendine dokununca nasıl konuşuyorsun!” diye manşetten haber giren malum şahıs; Anadolu Öğretmen Lisesi kapatılıp Anadolu Lisesi yaptırılıyor; bu okulu Fen Lisesi yapma imkânı varken; Kırşehir’e ikinci bir Fen Lisesi kazandırma imkânı varken bu duruma karşı çıktık; gerekli açıklamaları yaptık. Bu duruma karşı çıkma benim sadece bir veli olarak değil, aynı zamanda Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı olarak da görevimdir. Altında imzaları bulunan Eğitim-Sen, Türk Eğitim-Sen, Eğitim İş Sendikalarının da görüş bildirmesi ile ve onların da desteği ile hem bir veli olarak gurur duyarak hem de Oda’ya gelen eğitim sendikalarının talebi ile bu açıklamayı yaptık. Sözlerimizin hala arkasında olduğumuzu bildirir; bu çabayı sonuna kadar sürdüreceğimizi, takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyururuz.
 
Şahsi çıkarlarından dolayı Ahi Evran Üniversitesi ile ihtilaf halinde olan bu şahsın, rant peşinde koşarak Oda’yı kullanmasına asla izin vermeyeceğiz. Çocuğumun üniversitede öğretim görevlisi olması ile ilgili de gereksiz sözler sarf eden şahsa cevabım odur ki;  Türkiye’nin 4 alanda (makine, mekatronik, elektrik-elektronik, bilgisayar) ilk kadın mühendisi olan çocuğumu Ahi Evran Üniversitesinde işe sokmadık. Bilakis, Yıldız Teknik Üniversitesinden şehrimiz üniversitesine böyle bir bilim adamı kazandırdığımız için gurur duyuyorum. Zira Ahi Evran Üniversitesinde Mühendislik Fakültesi’nin kurulması benim çocuğum gibi 3 tane mühendise bağlı. Benim çocuğuma lisans mezunu olduğu Kocaeli Üniversitesi’nin, araştırma görevlisi olarak başladığı Yıldız Teknik Üniversitesi’nin, yüksek lisansını yaptığı İstanbul Teknik Üniversitesi’nin kapılarının sonuna kadar açık olduğu rektörler düzeyinde kendisine iletilmiştir.
Malum şahıs tarafından sağ kolum olduğu iddia edilen Yönetim Kurulu üyemiz ile ticaret yaptığım da haberde yer alan bir diğer husustur. Malum şahsın bilmesini isterim ki biz zaten Oda’ya ticaret yaptığımız için seçildik. Haberde yer alan “Koltuktan inin” ibaresi daha önce Bakkallar Odası Başkanı için de malum şahıs tarafından sarf edilmiştir. Bakkallar Odası 3 ay önce rakipsiz olarak seçime gitmiştir. Bunun da iyi bilinmesi gerekir. Başarılı, üyelerinin hakkını savunan, doğruları söyleyen bir Başkan için “Koltuktan in” ibaresini kullanmak yerine; yüreğiniz yetiyorsa geliniz sandığa, indirin Başkan’ı.
 
Oda üyemiz olan bu malum şahıs ve bu haberi yaptıran üyemiz –ki kendisi Meclis üyemizdir- arasında çıkar ilişkisi olduğu herkes tarafından bilinmektedir. Yolları, kaldırımları işgal ettiği için Belediye kolluk kuvvetlerinden 70-80 defa uyarı cezası almış üyemize sahip çıkmamız gerektiği yerel haber sitesindeki haberde belirtilmiştir. Biz Ahilik geleneğinden geliyoruz. “Ben siftah ettim; komşum da siftah etsin” anlayışının esnaflarımızda var olması gerektiği kanısındayım. Başkalarının hakkını gasp eden Meclis üyemiz de olsa karşısında bizi bulacağını; bu yanlışı yapanlara da hem adli mercilerde hem de Odamız bünyesinde işlem yapacağımızı bilmenizi isteriz.
TSO makamını hiçbir zaman şahsi ve Yönetim Kurulu’nun çıkarları uğruna kullanmadık. Ben Kırşehir’in nüfusu 20.000 iken doğdum. Kırşehir‘in nüfusu 120.000 iken de Kırşehir’deydim. Nüfusun büyük bir çoğunluğunun kimin omurgalı kimin omurgasız olduğunu bildiğini düşünüyorum.
Malum şahıs TSO binasının nasıl ve hangi yönetmeliğe göre yapıldığını, Oda’da neler döndüğünü sormaktadır. Kısaca açıklayalım:
 
2009 yılında yapılan seçimler sonucunda Oda’yı 9.068 TL borç ile devraldık. 08.04.2009 ve 08.05.2009 tarihlerinde bu borçları kapattık. Bununla birlikte o dönemde Oda’nın altyapısı yoktu. Bırakın üyelerimizi, personelin masa ve sandalyesi yoktu. Odanın 250 metrekarelik hizmet alanını 1200 metrekareye çıkardık. Bu süreçte Yönetim Kurulu üyelerimiz (yeni seçilenler de dahil) Oda’ya ne otel parası, ne benzin parası, ne telefon parası ne de yemek faturası getirdiler. Şu anda Yönetim Kurulu giderimiz sıfırdır. Yönetim Kurulumuz Odanın işlerine kendi imkânları ile koşturmaktadır. Oldukça açıktır ki; Odamızda mali disiplini sağlamış bulunmaktayız. Şu anda bizi denetleyen basın değil, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’dir. Türkiye’nin 5 yıldızlı sistem uygulayan odalarından biri olmak için akreditasyon çalışmalarımız devam etmektedir. 2014 yılı sonunda Türkiye’nin sayılı odalarından biri olacağımızı; TOBB tarafından denetlenerek başarıya ulaşıp parmakla gösterilen Odalardan biri olacağımızı da kamuoyuna bildirmek isteriz.
 
Bu işlerin nasıl, neden ve hangi kanuna ya da yönetmeliğe göre yapıldığını soran malum şahsiyet; bu işlerin hepsini üyelerimize yaptırdık. Şu anda o haber sitesinde hala köşe yazarlığı yapan Yönetim Kurulu üyemiz, yolsuzluk olduğunu iddia ettiği dönemde Meclis Başkanımız idi. Kendisine yanlış gösteren pusula hediye ettiğiniz arkadaşımız yine o dönemde Yönetim Kurulu Başkanımız idi. Söz konusu dönemde Yönetim Kurulu kararı ile, bu mesnetsiz açıklamaları yapan şahıstan “basın danışmanı” adı altında hizmet alımı yoluna gidilmiştir. 2013 yılındaki seçimlerin ardından, Odamız bünyesinde “Basın-Halkla İlişkiler Birimi”mizi oluşturarak bu şahıstan hizmet almamaya başladık. Şahsıma ait firmaların reklamını alamayan, Oda’daki basın danışmanlığı hizmeti sona eren bu şahıs aldığı paralardan mağdur olunca hem şahsıma hem de Oda’ya saldırmaya başlamıştır. O dönemde iddia edilen yolsuzlukları yaptıysak, şu anda senin köşe yazarlığını yapan şahıs ile birlikte yaptık.
 
07.01.2009 tarihli ve 127774 numaralı fatura: 3.774 TL (danışmanlık ücreti)
09.01.2009 tarihli ve 127775 numaralı fatura: 2.395 TL (gazete aboneliği)
09.02.2010 tarihli ve 127831 numaralı fatura: 590 TL (basın danışmanlığı)
17.03.2010 tarihli ve 127834 numaralı fatura: 3.009 TL
21.06.2010 tarihli ve 127935 numaralı fatura: 701 TL (gazete aboneliği)
17.06.2011 tarihli ve 127934 numaralı fatura: 3.610 TL (yıllık danışmanlık ücreti)
10.04.2012 tarihli fatura: 3.964 TL (danışmanlık ücreti)
 
Üstteki meblağlar ve fatura numaraları malum şahsın Odamızdan basın danışmanlığı ve gazete aboneliği adı altında aldığı paralardır. Yerel basına destek olmak adına diğer basın mensuplarının haklarını kimseye yedirmeyeceğiz.
Tasarruf yapmak adına Oda bünyemizde Basın-Halkla İlişkiler Birimi’mizi kurduktan sonra malum şahıs ile çalışmama kararı almamız sonucu asılsız iddialarına ve saldırılarına maruz kalmış bulunmaktayız.
 
Kırşehir Ticaret ve Sanayi Odası’nı dışarıdan yönetmeye çalışanlara bir tavsiyem var. Çok değil 2,5 yıl sonra bir seçim var. Bu haberi yapan arkadaşımızın da 3-4 tane firması var. Kendisine tavsiyem, gelsin sandığa; üyelerin %65’inin oyunu alan bizlere dersini versin. Bizler de kendisinin elini sıkalım, tebrik edelim. Ne Odamızı ne de şehrimizi rant peşinde koşanlara teslim etme gibi bir niyetimiz yok. “Gazeteciyim” diye gerek üyelerimizi gerek de resmi kurumları tehdit eden şahsın geçmişte neler yaptığı herkes tarafından çok iyi biliniyor.
 
Takdir edersiniz ki; hesap görmenin yolu istifa çağrısı değildir. Reklam karşılığı oyunuzu pazarlayarak değil; demokrasinin mihenk taşı olan sandıkta hesaplaşmak umudu ile…
 
Selahattin EKİCİOĞLU
Yönetim Kurulu Başkanı
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
özbağlı - 7 yıl önce
akıllısın
Avatar
beylerbeyi - 7 yıl önce
ne oyum var ne sesim ama yürek olarak yanindayim en azinda düsüncemiz bir